KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KİTAP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Şubat 2015 Çarşamba

D&R KİTAP ALIŞVERİŞİM

Bir süredir internetten kitap alışverişi yapmamıştım. Ya elimin altındaki kitapları okudum ya da kitabevi ziyaretlerimde aldım.

Ama nedense internetten satın aldığımda gelen koliyi açıp, kitaplarıma kavuştuğumda yaşadığım his bambaşka. Kendine hediye göndermenin de duygusunu tatmış oluyor sanırım insan :)

Bu alışverişimde daha önce kitabevinde gördüğüm Robin SLOAN'ın "24 SAAT AÇIK KİTAPÇININ SIRRI"  merakla beklediğim kitap oldu. Halihazırda okumakta olduğm Sherlock HOLMES- KIZIL SORUŞTURMA kitabı biter bitmez bu kitabı okumaya başlayacağım.




Diğer tercihimse Türk Edebiyatındaki en sevdiğim kalemlerden biri olan Ayfer TUNÇ'a ait olan "BİR DELİLER EVİNİN YALAN YANLIŞ ANLATILAN KISA TARİHİ" adlı kitabı. Ayfer TUNÇ ne yazsa okurum dediğim için bu kitabı almakta da tereddüt etmedim. Pek çok blokta da kitap hkıında güzel yorumlar okuyunca almamak olmazdı. Okunmayı bekliyor kendisi :)

Son kitapsa Ölümsüz ATATÜRK... Bazen bir isim bile kitabı almanızı sağlar. Bu kitap da bana göre öyle. Fakat ben bunu ablamın siparişi üzerine aldım ve kendisine teslim ettim. Güzel günlerde okusun :) Öğrendiğim kadarıyla kitap, roman kıvamında bir Atatürk biyografisi. Yer yer kendisinin psikolojik analizler de içeren kitap tam meraklılarına göre.


Daha şimdiden pek çok kitap aklımda, alınmak için bekliyor. Elimdekileri okuduktan sonra sıranın onlara gelmesi için sabırsızlanıyorum. İyi okumalar... :)



 
 

 

15 Temmuz 2014 Salı

KARANFİL SOKAK ADALAR APARTMANI NO: 11

Bu adreste neyin nesi, dediğinizi duyar gibiyim. Halbuki ne kadar sıradan bir adres gibi duruyor öyle değil mi?


Ankaralı olanlar ya da Ankara'ya yolu düşenler Karanfil Sokağı elbet duymuşlardır, yolları buraya düşmüştür. Fakat bu 11 numarada bir sır var: Sabahattin Ali'nin evi olması.

Türk Edebiyatının bana göre önemi anlaşılmamış ve gölgede kalmış yazarı, şairi tam da bu apartmanda, en üst katında yaşamıştır. Ömrünün çoğunu Ankara dışında sürdürse de eşi Aliye ALİ ve ruhu Filiz ALİ (kızı) burada uzun yıllar kalmışlardır.

Sabahattin Ali ile ilgili pek çok kitap okuduğum için Adalar Apartmanına aşinaydım. Neredeyse her gün önünden geçip gittiğim Karanfil Sokaktaki bu evi bulabilme umudu ise Canım Aliye, Ruhum Filiz kitabını okuduktan vuku buldu.

Karanfil Sokak oradaydı, 11 numara da öyle... Yalnız Adalar Apartmanı artık yerinde yoktu. Artık, Karanfil Sokak 11 numaralı apartman, Deniz Apartmanı olmuştu. Meğerse pek çok kişi gibi benimde Kızılay'a her gittiğimde uğradığım Dost Kitabevinin bulunduğu köşe apartmanmış eski Adalar , yeni Deniz apartmanı. Apartman pek tabi yenilenmiş, yeniden inşa edilmiş. Yine de Sabahattin Ali'ye ait bir iz, bir "Türk Edebiyatının önemli ismi Sabahattin Ali bu apartmanda yaşamıştır." tabelası görmek umuduyla apartmana girdim.

Maalesef ki herhangi bir iz yoktu buna dair.

.......................................................................................

İşte bu yazı,en azından her gün önünden geçip gittiğimiz o apartmana -artık yerinde olmasa dahi- başımızı kaldırıp bakmamızı sağlayacak.

Edebiyatçımızın belki bir müzesi yok, gezip görebileceğimiz bir evi yok. En güzel anıları var, kitapları...

23 Haziran 2014 Pazartesi

OKUNMAYI BEKLEYENLER

Sınavların üniversiteden sonra biteceği ümidiyle mezun olmak ne saçma bir yanılgıymış. Meğer asıl sınav mezuniyet sonrası başlıyormuş. Benim Kpss'de başarım ne olur bilemiyorum, fakat bildiğim bir şey var ki o da kitap okumayı özlediğim. Sınav yaklaşırken ben de idefix aracılığıyla 3 yeni kitap sipariş ettim.

CANIM ALİYE, RUHUM FİLİZ - YKY

İçerik: Modern Türk Edebiyatının önemli ismi Sabahattin Ali'nin eşi Aliye ALİ ve kızı Filiz ALİ için yazmış olduğu mektuplar yer alıyor. Üstelik mektupların orijinal hallerine de yer verilmiş.

Daha öncede pek çok Sabahattin Ali'ye ait mektuplar yayımlanmıştı, bu seferkiler yeni ortaya çıkan mektuplar olmuş.


Kitapta beni en çok cezbeden ise yeni nişanlı bir çiftin adım adım samimiyetinin artışını kendi ağızlarından yansıtabilmeleri oldu. Aralarında kurulan o sıcacık bağın içinde kendinizi buluveriyorsunuz.



VE DAĞLAR YANKILANDI - EVEREST YAYINLARI

Önceki iki kitabıyla beni sürükleyip götürmüştü Khaled Hosseini. Eminim bu kitabı da çarpıcı olacaktır. Okumak için sabırsızlanıyorum.



DÜNYA AĞRISI - CAN YAYINLARI

Her daim eserlerini severek takip ettiğim yazar Ayfer Tunç'un son kitabı. Ne yazsa okuyacağım için, kitabın konusunun pek de önemi yok. Zaten söylemeliyim ki sarsıcı bir hikaye beni bekliyor gibi görünüyor.

 




14 Kasım 2013 Perşembe

LİVANELİ - "KARDEŞİMİN HİKAYESİ"

Bazı yazarlar vardır ki yeni kitaplarını okumak şarttır. Livaneli de öyle bir yazar benim için. "Son Ada" kitabındaki anlatımıyla beni etkileyen Livaneli "Serenad" eseriyle deyim yerindeyse beni sarsmayı başardı. Kardeşimin Hikayesi çıktığında, Serenad'ın etkisini bulamam diye okumayı erteledim. Ama nereye kadar... Sonunda kitabı 2-3 gün içinde okudum.

Kitabın ilk yarısı bir türlü ilerlemedi. Sanırım hala Serenad ile kıyasladığım içindi. Ya da yazar bunu bilerek yapmıştı. Ne zaman kitabın yarısına geldim, su gibi akmaya başladı. Olaylar anlaşılmaya, tüm kitap boyunca sır gibi saklananlar çözülmeye başladı.

Kitabın sonunda şaşkınlık nidaları atarken buldum kendimi. Ne kadar kafa yorarsam yorayım sonunu tahmin edemediğim bir kitap oldu (kısmen aslında).

Kitap günümüzün Binbir Gece Masalları tadında. Tek fark Şehrazad olarak bir erkeğin bitmesini istemediği geceler boyu anlattıkları var. Bir balıkçı köyünde cinayete kurban giden kadının ardından ortaya çıkanlar, katili bulma çabaları, hayattan el etek çekip buraya yerleşen mühendisin kitaplarla dolu (yer yer) fantastik yaşamı. Böyle yazınca sıradan bir olay kurgusu gibi kalıyor kitap
Aşkın insanlara neler yaptırabileceğinin de bir örneği aslında uçuk da olsa...

Kardeşimin Hikayesi sıradan bir aşk hikayesinden, cinayet romanından çok çok daha fazlası.

Kitapla ilgili ne söylersem ipucu olup, heves kaçıracaktır. Bu nedenle en iyisi kitabı edinip, Livaneli'nin muhteşem olay örgüsünün tadını çıkarmak olacaktır.

Bu arada SERENAD'ın yeri hala bambaşka...

2 Ekim 2013 Çarşamba

BİR ŞEFTALİ BİN ŞEFTALİ / SAMED BEHRENGİ

Bazı isimleri duyduğumda hüzün kaplar içimi. Sabahattin Ali, Samed Behrengi gibi... İki yazarın da katledilmesinin ardında düşüncesi birbirinden pek de farklı olmayan zihniyetler var. Ve her nedense failleri malum olduğu halde failleri meçhul olarak kaldı cinayetlerinin...

Karanlık bir ölümün ardında aydınlık eserler bıraktılar.

Yıllar önce okumam gerekirken! yeni okuduğum Bir Şeftali, Bin Şeftali gibi aydınlık ve sıcak bir eser.

İki küçük çocuğun gözünden bir şeftali ağacının iç dünyasına götürmüş bizi Behrengi.
Şeftali ağacının ve çocukların eşitsizliğe, haksızlığa, ağalık sistemine, zenginlerin kendinden olmayanları ezmelerine karşı dik duruşlarını aktarmış.

Ağacın, kötülüklere ve haksızlığa karşı nasıl dik durduğunun hikayesi Bir Şeftali, Bin Şeftali.

26 Eylül 2013 Perşembe

BEN BİR GÜRGEN DALIYIM - HASAN ALİ TOPTAŞ



Hasan Ali Toptaş’ı Gölgesizler filmiyle tanımıştım. Filmin kitabı olduğunu da sonra öğrendim. Gerçek bir gazete haberinden esinlenerek kaleme almıştı kitabını. Sonrasında da başarılı ve etkileyici bir film olmuştu. İşte o zaman Toptaş yer buldu hayatımda. Sonrasında Ankara Film Festivali jürisi oldu. Sinemada kafamı nereye çevirsem, oradaydı. Filminden öyle etkilenmiştim ki, pencereden esrarengiz şekilde dışarı bakan adam şimdi baktığım her yerde oluveriyordu !
İşte budur Hasan Ali Toptaş’la olan bağım. Derken kütüphane raflarında bir  kitap gözüme çarpar oldu: “BEN BİR GÜRGEN DALIYIM”. Cılız bir kitap gibi görünse de nedense dikkatimi çekmişti. Gezi direniş sonrası ağaç temalı kitaplar daha da “ben burdayım” der olmuştu zaten. Sonunda okumayı ertelediğim bu incecik kitabı okudum.
Gürgen ağacının gözünden görüyoruz her şeyi, onun dilinden öğreniyoruz nasıl canlarına kıyıldığını. Öyle etkili bir anlatımı var ki yazarın, sanki gürgen karşımda ve haykırıyor bana.
Bir kitaba başladığımızda illaki sonunu tahmin etmeye çalışırız. Bende çalıştım… Tahminimde yanılmayı, vahşi adamların baltaları karşısında dimdik duran, toprağına tutunarak direnen gürgen ağacının böylesine –istemediği, korktuğu- bir sonu olmamasını diledim. Ne yazık ki tahminim tutmuştu.
İlk kez 1985 yılında yayımlanan öykü, ilerleyen yıllarda genişletilmiş ve kitap halini almış. Sonu bakımından çocuklar için uygun olur mu bilemiyorum. Fakat çocuğunuzun özellikle 3. – 4.  Sınıftan itibaren Türkiye gerçeklerini, yaşanan acıları öğrenmesini, kayıtsız kalmamasını isterseniz birlikte okuyabilirsiniz.

3 Eylül 2013 Salı

BİR DOLAP (DOLUSU) KİTAP







" Bir Dolap Kitap" ile geçtiğimiz yıl tanıştım. Okul kütüphanecisi olduğum ve haftanın her günü ilköğretim öğrencilerime kitap okuma durumunda kaldığım için belli bir zaman sonra size yardımcı olacak ek kaynaklar bulmak zorunda kalıyorsunuz.

İşte böyle bir zamanda imdadıma Bir Dolap Kitap yetişti.

Bloglarda, edebiyat sitelerinde kitaplarla ilgili pek çok bilgi veriliyor. Fakat çocuk kitapları biraz göz ardı ediliyor diye düşünüyordum. Bu açıdan bana geçtiğimiz eğitim döneminde çok yardımcı oldular.

Kitaplara yaklaşımları, verdikleri püf noktaları benim için yol gösterici oldu. Ama en çok radyo programlarını sevdim. Eee ne de olsa serde 3 yıl da olsa radyo programı yapmış olmam vardı :)


Şimdi ise sevgili Banu ve Yıldıray'ın güzel bir projeleri var. Ne kadar Ankaralı olarak, bu projeleri İstanbul'da gerçekleşecek olsa da İstanbul'da yeni bir kapımız olacağı için seviniyorum.

Bir Dolap Kitap büyüyor, hacimli bir yapıya bürünüyor. Yakında (umarım çabuk olur) elle tutulur, gidilip oturulur, belki çay -  kek eşliğinde kitap sohbetleri yapılır şirin bir mekana kavuşuyor.


Tüm isteği ilerde kendi kitap - kafesini açmak isteyen Özde'ye de bu girişimi desteklemek düşüyor :)

Herkesin hayallerinin (bir gün de olsa) gerçekleşmesi umuduyla...


Bir Dolap Kitap'a bu yolda başarılar diliyorum...

3 Ağustos 2013 Cumartesi

BÜYÜK SÖZCÜK FABRİKASI

İlköğretim Kütüphanecisi olunca haliyle çocuk kitaplarıyla haşır neşir olmak zorunda kalıyorsunuz. Benim bu durumdan çok da şikayetçi olduğum söylenemez tabiî ki.  


Çocuk kitapları deyince ilk akla gelen “klasik”lerin hükmünün sona ermeye yaklaştığını görüyorum. Kendi çocukluğumda da klasikleri okumaktan sıkıldığım için, yeni dönem çocuk edebiyatının  –değişen sosyal ortamın da etkisiyle- bu dönem çocuklara daha hitap eder olduğunu düşünüyorum.

Bence, son yıllarda çıkan en eğlenceli hem de duygusal çocuk kitaplarından biri de “Büyük Sözcük Fabrikası”.

Kelimelerin parayla satın alındığı bir ülkede, kelimesiz kalmanın çaresizliğinde yılmayan,dostluklarını sınıfsal ayrımlara harcatmayan iki şirin çocukla karşılaşıyoruz.

 Kitapta eşitlik – eşitsizlik, sosyal statü, sınıf ayrımı, insan sevgisi, paylaşma ve daha neler neler var. Kısacası 200 sayfalık bir romanda bulabileceğiniz her şey 3 – 5 cümleyle anlatılmış. Bu kavramları anlamak, hissetmek için sayfalar dolusu kitap okumaya gerek yok. Büyük Sözcük Fabrikası’nı okumanız, çocuğunuza okutmanız yetecek ve artacaktır.

Kitap, az şeyle çok “şey” söylenebileceğini gösteriyor.

Aklıma geldikçe bu kısacık kitabı okurum. Bitirdiğimde de hep şu söz gelir aklıma: “AZ, ASLINDA ÇOKTUR…”

Kitabın Adı: Büyük Sözcük Fabrikası
Kitabın Yazarı: Agnes De LESTRADE
Yayınevi: Aylak Kitap

Yaş Grubu: 6 +

27 Şubat 2013 Çarşamba

SAKIZ AĞACI



Son yıllarda atağa geçen çocuk edebiyatı; eski, kasvetli, umutsuz hikâyelerden sıyrıldı ve yeni kimliğine büründü. Yeni kitaplarda – çoğunda – umut, neşe hakim oldu. Bu tanıma uyan bir kitap karşımızda: SAKIZ AĞACI.

Sakız ağacı, birlikteliği, dostluğu, farklılıklarla yaşamayı öğreten, hatırlatan bir kitap. Kavak ağaçlarına benzemediği için başlarda dışlanan sakız ağacının zaman geçtikçe diğer türlerle gelişen dostluğunu konu ediyor.

Kitap, Elma Yayınları’ndan çıkmış.  Kitabın okunma zevkini arttıran konusu kadar önemli yönü, tasarımı. İçinde yer alan resimler, renklerdeki canlılık kitapla aranızdaki bağı güçlendiriyor. Resimler kolaj tekniğiyle yapılmış. Okullarda zamanında bizlere gösterilen, sonrasında unuttuğumuz bir teknik.

Baharın gelmesini heyecanla beklediğimiz bu  günlerde okuyabileceğiniz en güzel kitap Sakız Ağacı…
Eğer kitabı çocuğunuza okuyacaksanız, gerçek bir sakız ağacı görseli bularak ve sakızın ağaçtan nasıl toplandığını anlatarak kitaba olan merakını arttırabilirsiniz.

Not: Kitabı okuduktan sonra damla sakızlı bir şeyler canınız çekebilir  J


·         Kitabın Adı: Sakız Ağacı
·         Yazar: Ceran KURT
·         Baskı: Nisan, 2011
·         Yayınlayan: Elma Yayınları