SİNEMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SİNEMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2014 Salı

THE PRESTIGE - PRESTİJ ( 2006)



İtiraf ediyorum ki çok geç kalmış bir seyir oldu benim için  Prestij filmi.Geçtiğimiz yıllarda televizyonda yarısına denk gelip, başını kaçırdığım için bırakmıştım. 2 gün önce aklıma geldi film. İyi ki de gelmiş zaten.

Yabancı sinemaya "yabancı" bakan ben son dönemde geçmişin güzel yapımlarını bulmaya başladığımı sanıyorum. Geç kalınmış olsa da Prestiji de bu listeye ekledim.

Geçtiğimiz aylarda "Sihirbazlar Çetesini" izlemiştim. Prestiji konusu bakımından andırdığını düşündüm. Ama bambaşkaymış.

Film kısaca iki sihirbazın güç savaşını anlatıyor. Sanatları uğruna neleri feda edeceklerini gördükçe, senaryoya hayran kalmamak elde değildi. Her gösteri bir rekabet, bir meydan okuma... Her şey ama her şey tek bir hile için. Bir tarafta kendine özgü gösteriler hazırlayan Alfred Borden (Christian Bale), bir diğer tarafta ise Alfred'in hilesini anlamak için her yolu deneyen Robert Angier (Hugh Jackman)...





Ve tabi ki bu savaşta arada kalan ama hikayede bana göre havada kalan kadın figürü Olivia Wenscombe. (Scarlett Johansson)

Filmde, neredeyse doğuştan sihirbaz olmak için doğan iki arkadaşın iş ortaklığının bir süre sonra -hırsları uğruna- dönüştüğü düşmanlığın boyutlarını özel hayatları dahilinde ünlü yönetmen Christopher NOLAN'ın gözünden perdeye yansıtıyor.




Filmin izlenmeye değer bir diğer yönü ise icatlarıyla tüm insanlığı etkilemiş olan Nikola TESLA'nın Edison ile giriştiği amansız mücadeleyi de konu alıyor.

Sonuç olarak...

İki sihirbaz + Nikola TESLA bir filmde nasıl buluşur ?  

İyi seyirler...

Yönetmen: Christopher NOLAN
Senaryo : Christopher PRIEST, Christopher NOLAN, Jonathan NOLAN
Oyuncular: Hugh JACKMAN, Christian BALE, Scarlett JOHANSSON, David BOWIE, Michael CAINE
Süre: 128 dk
Yıl: 2006

5 Nisan 2014 Cumartesi

PAZARLARI HİÇ SEVMEM !

Cuma akşamına izleyecek film seçerken karşıma o çıktı: Pazarları Hiç Sevmem.

Pazarlar neden sevilmez ki dedim kendi kendime... Eğer tatilseniz ve çalışmıyorsanız tabi ki...

Filmin merakımı cezbeden isminden sonra fragmanı da dikkatimi çekti. İlk izlenim olarak iki yalnız insanın hayatlarının kesişmesini izleyeceğim sanmıştım. İzledim... Öyleydi... Ama farklılıklar vardı.

Konusunu özetlemek gerekirse, babasının son isteğini yerine getirmek isteyen Oğuz'un en olmadık zamanda Denizle kesişen hayatlarını konu alıyor.



Oyunculara gelirsek...

Pek çok yapımda severek izlediğim Melisa SÖZEN, ismini ilk kez duyduğum Edhem DİRVANA, Ezgi MOLA, Ayşen GRUDA, Umut KURT, Hasibe EREN yer alıyor.

Filme ilgili beklentim büyüktü aslında. Son zamanlarda ilgimi en çok çeken filmdi. Fakat filmi izlemeye başladığımda senaryodaki (bana göre) kopukluklar ilgimi dağıttı.

Sinemada, gerek yönetmenlerin gerekse senaristin izleyiciye doldurabileceği boşluklar bırakması gerektiğini düşünüyorum. Yalnız bu filmde bu boşluklar biraz fazla kaçmış, bu da filmde yer yer kopukluğa yol açmış. Yine de ödüllü görüntüsü, Nil KARAİBRAHİMGİL imzalı müzikleri ve başarılı oyunculuklar için izlenebilir. Senaryoya rağmen film bitiminde yüzünüzde ufak bir tebessüm beliriyor.